Motosiklette Abs’nin Tarihsel Gelişim Süreci Abs Hakkında bilinmeyenler

Merhaba sevgili motosiklet tutkunları. Motosiklet endüstrisinin haber döngüsünü aktif olarak takip ediyorsanız yeni modeller ve yeni teknolojilerle biraz uyuşmuş olma ihtimaliniz var.

Ancak yeni bir motorun piyasaya sürüldüğü her defada göremediğiniz parçalarında yenilendiğini farklı özellikler geldiğini veya teknoloji değiştirdiğini unutuyoruz bazen.

 

Bildiğimiz her taşıtta hemen hemen aynı hikaye bir Honda civic’in yeni bir versiyonu bizim için yeni çünkü dışarıdan bakıldığında tasarımı güncellenmiş görünüyor.
Aynı şey bir cep telefonunda da geçerli .Örneğin (iphone 6plus ile 6sp aynı kasadadır) Elbette bazen dış görünüş önemlidir, ancak yeni bir kabuğa veya yeni görünüme sahip olmanın önemli olmasının tek nedeni tüketicilerin yeni olduğunu algılayabilmesinden öte geliyor. Yeni olduğunu algılayabilmemizi kolaylaştırıyor.

Otomotiv-motosiklet ve telefon sektöründe kullanılan bir kelime vardır.” Facelift”

Facelift şu demek dış görünüşü aynı dışarıdan bakıldığında hiçbir değişiklik yok. Bir önceki modelle diğerini ayırt etmesi zor.

Örneğin yazının sonunda yeni v-strom 1050 ,önceki v-strom 1000 mu kıyaslayacağım.

Evrim ve çözüm

Bosch’un küresel Müşteri ekibi lideri Brad Heiler,” başlangıçta otomotiv donanımına dayanan ABS teknolojisini 1995 yılında kazanabildik ” dedi. “Donanım bakış açısına ve bunun evrimine baktığınızda, ilk donanım parçaları dört buçuk kilogram ağırlığındaydı.

” 1990’ların ortalarında Otomotiv dünyasından kaydırılan 10 kiloluk birimlerden, temel birimler şimdi birkaç kilo ağırlığında ve bir kahve fincanı (veya daha küçük) büyüklüğünde. BMW Motorrad USA Ürün Müdürü Vinnie Kung daha da ileri gitti. 30 yıl geri sarın ve bir BMW K100’ün ABS sistemi, standart bir bataryadan daha büyük 22 kiloluk bir donanım parçasıydı.

 

BMW’nin Kung’u, elektronik binici yardımcılarının büyük evrimi için belki de en önemli nüansa dikkat çekti; bu, yıllar içinde donanım ve yazılımın farklı oranlarda geliştiğidir.

Tarihsel olarak, elektronik sistem geliştirmek. Sürekli daha hızlı daha güçlü daha iyi frenlere sahip olmaya çalışan üreticilere yetişmekten ibaret.

Beygir gücü eklerseniz, yakında şasi ve frenler yetişemez. Tüm odak şasiye yerleştirilirse, o kadar iyi çalışır ki, daha fazla beygir gücünüz olmasını istersiniz. Mükemmellik arayışı kısır bir döngü yaratıyor ve uzun bir süre — 1990’ların ortalarından 2000’lerin sonlarına kadar — ABS’NİN Ar-Ge’si mekaniğe odaklandı.

” %80 mekanik %20elektronik  “dedi kung, fiziksel parçalar küçüldükçe,” yazılım geliştirme hemen hemen aynı kaldı, çünkü lastik dönüş sayısı haricinde elimizde bir veri yoktu”

Kung daha da basitleştirdi. “Bir araba veya motosiklet 15-20 yıl boyunca aynı tekerlek sensörüne sahipti.” 90-2000ler hatta 2010 sonlarına kadar. Yani temelde alabileceğiniz tek veri dönüş sayısı sensörüydü. Odak noktası fiziksel parça ihtiyaçlarına daha hızlı daha küçük daha çevik yanıt verebilmekti.
Sonunda Sensörler gelişti ve makinelerin farklı alanlarına uygulandı. Abs sistemi Süspansiyon stroku , fren basıncı ve yakıt sistemlerini yakından izlemeye başladı.

Bununla birlikte, gelişimin arkasındaki itici güç değişti.

Kung,” gelişimin büyük çoğunluğu muhtemelen 15 yıldır mekanik taraftaydı ” dedi. “Günümüzde, kazanımların yüzde 80’inin yazılım ve yüzde 20’sinin donanım yoluyla olduğunu düşünüyorum.” Başka bir deyişle, bir motosikletin eylemlerinin pek çok farklı parametresinin izlenmesi, bu dönemin inanılmaz derecede hızlı veri işlemesinin uygulanmasına ve bir etki yaratmasına izin verdi. Motosikletler elektronik olarak hala otomobillerin arkasında ve muhtemelen her zaman öyle olacak, ancak ambalaj ve ekonomi ile ilgili endişeler biraz farklı olsa bile sıçramalar hala gerçekleşiyor.

Bosch’un Mühendislik Direktörü Karl Dresen, ABS ve modern elektroniğin evrimini üç aşamaya ayırıyor. Birincisi sadece istikrardı.

Dresen ,” başlangıçta sadece fren yaparken veya hızlanırken tekerleğin kilitlenmesini, kaymasını veya kitlenmesini önleyecek bir teknolojimiz vardı.” Bunu otomobillerden motosikletlere uyarlamak, endüstrinin zaten başardığı bir şey. “ ,” şimdi algılama aşamasındayız ” diye devam etti. “Sadece motosikletin durumunu değil, aynı zamanda şasinin ve makinenin etrafındaki şeylerin tutumunu da algılayan Ultrasonik, radar ve atalet ölçüm sensörleri.”

Gelecek? Dresen’in zaten uygulandığını söylediği bağlantı. Bisiklet ve bulut arasında akan veriler, yol işaretlerini okuyan kameralar vb. Dresen, “Gelecekte motordaki ve fren ünitesindeki gerçek sensörlere değil gerçek dünyaya dayanan bir fren sistemi hayal ediyor. Hava durumu verilerine, belirli yol bilgilerine veya bir kavşağa doğru gelen bir mesafedeki başka bir araca dayalı yol koşullarını belirleyebilme.”

Perspektifte ilerleme

30 yıl önce cep telefonunuzla bir aile fotoğrafı çekmeyi teklif etseydiniz, birisi muhtemelen delirdiğinizi düşünecekti. Aynı şekilde 15 yıl önceki aynı teklif bazı şüpheci bakışlar alacaktı. Bugün, bir fotoğraf çekmek için telefonunuzu kullanacağınız her şey kadar açık.

Mesele şu ki, 30 yıl önce yağmurla ıslatılmış bir viraja  girip bir avuç dolusu ön fren bassaydınız , bu gerçek kesinlikle gerçek bir  sarsıntıyla sonuçlanırdı . Şimdiyeni motosikletlerde tcs, mcs ler viraj absleri..

hızınızı, yalın açınızı ve durum için izin verilen maksimum fren basıncı miktarını anlama şansına sahip.

Gelelim V-strom 1050 ye. Muhtemelen Türkiyede kullanan kişi sayısı bir elin parmaklarını geçmez ama biz yinede örnek gösterelim.

Motor yeni kamlar ve pistonlarla revize edildi , bu yüzden biraz daha fazla güç veriyor. Ancak v-strom 1000 kullanan herkes size motorun hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını söyleyecektir. Her iki durumda da bu güzel bir şey. Mesele şu ki aynı motor deplasmanına sahip olmak tüm hikayeyi anlatmıyor. Onu önceki modelden ayıran bir sürü yeni teknolojiye sahip. Viraj abs , çeşitli sürüş modları ,hız kontrol ,güvenlik ve konfor geliştirmeleri. Yani anlayacağınız bir facelift söz konusu. Biz görmesekte çok fazla şey değişti..

Anlaşılması gereken kritik bağlam, tüm bu evrimin nispeten yeni olmasıdır.1800 lü yıllarda icat edilmiş motosikletle 1970-80lerin sonuna kadar  beygir gücü haricinde pek bir fark var sayılmaz.

2009 yılında Bosch, Otomotiv dünyasından kaçırılan bir motosiklet için özel olarak fiziksel bir ABS ünitesi geliştirdi. Ve Bosch’un bir motosiklete ilk kez bir IMU ((Imu Viraj Abs sistemi)  uyguladığı yıl 2013’tü- bu şirketin beşinci nesil IMU’SUYDU (1998’e kadar uzanıyordu) ve 2020’de yedinci nesli kullanıyor. Bu dünyada işler hızla ilerliyor ve biz motosikletçiler olarak neyin değiştiğine ve nasıl değiştiğine eleştirel bir göz atmayı kendimize borçluyuz.

https://www.bosch-mobility-solutions.com/en/solutions/driving-safety/motorcycle-stability-control/

Viraj Absinin diğer isimleri

Yalın açıya duyarlı ABS (en sevdiğim genel terim)

Bmw kendi motorlarında viraj abs sini “abs pro”  olarak niteliyor.

Ya da sadece bir iç ölçüm birimine veya IMU’YA sahip olmak. Yani illa ki amerikayı ben keşfettim der gibi isim koymamak.

IMU’LU motosikletler de var, ancak virajları algılamıyor. Örneğin, sadece ön ve arka lastikler arasındaki denge değişimini ölçebilirler.

IMU’LU çoğu motosiklette, bilgisayarın müdahalesini sıfıra kadar ayarlayabilirsiniz. Ancak birçok insan ilk kez kapattıklarında kaba bir sürpriz alır! Yarış pistlerinde, insanlar her zaman daha yavaş sürerler.

KTM, Bosch’un MSC-Motosiklet Stabilite kontrolü olarak adlandırıyor. Kuşkusuz, Bosch sistemli diğer üreticilerde olduğu gibi aynı temel sistemdir.

Honda , sistemlerini sadece bir IMU olarak adlandırıyor ve5 eksenli veya 6 eksenli bir IMU’YA sahip olduklarını söylüyor.

Ducati, sistemlerini Bosch viraj ABS olarak adlandırıyor-diğer birçok üretici de Bosch sistemlerini kullanıyor. 6 eksene yükseltildiğinde, Bosch viraj ABS Evo oldu.

Suzuki, Honda gibi, sistemlerini bir IMU olarak ifadeeder .

Yamaha ayrıca sistemlerini bir IMU olarak adlandırıyor vegururla 6 eksenli bir IMU olarak adlandırıyor.

Esprili bir yaklaşımla;

Honda: Abs olacak yer var olmayacak yer var.
Ducati:Brembo getir bana ordan iki tane.
KTM: Daha iyisini yaptık.
Yamaha: Starbuck önündeyim knk manita düşürüyorum.

Ama aslında hepsi boschun abs teknolojisinin farklı versiyonlarını kullanıyor ve kendi icat etmişler gibi müşterilere sunuyorlar 🙂

Konuyla bağlantılı diğer yazım;

Bağlantılı derken neredeyse iç içeler çünkü çekiş kontrol sistemleri viraj abs sinin ilave bir özelliği gibi bir şey…

Motosiklette Çekiş Kontrol Sistemi Nasıl Çalışır?

 

Dilerim keyif almışsınızdır. Keyifli sürüşler

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.